Maddeyi Tanıyalım- Maddenin Özellikleri Konu Özeti – Fen Bilimleri

Elinizi masanın üzerine koyun. Şimdi derin bir nefes alın. Peki, bu iki hareketin ortak noktası ne? Her ikisinde de maddeyle temas ediyorsunuz — biri gözle görünür, diğeri görünmez. Çevrenizde gördüğünüz her şey, hissettiğiniz her şey, hatta soluduğunuz hava bile birer maddedir. Fen bilimlerinin temel taşlarından biri olan madde konusunu bir kez gerçekten anladığınızda, etrafınızdaki dünyaya bambaşka gözlerle bakacaksınız.
Aşağıda, “Maddeyi Tanıyalım” konusunun açıklamalı anlatımını bulacaksınız. Word dokümanını ise indir butonuna tıklayarak indirebilirsiniz. Bu dokümanı word formatında indirmek için aşağıdaki linke tıklayınız.
Çevremizde gördüğümüz tüm canlı ve cansız varlıklara madde adını veriyoruz. Evimiz, otomobil, kitaplar, yediğimiz yiyecekler, içtiğimiz su, soluduğumuz hava, toprak — hepsi birer maddedir. Maddeler evrenin temel yapı taşlarını oluşturur ve her madde kendine özgü bir yapıya sahiptir.
Madde ile Cisim Arasındaki Fark Nedir?
Şöyle düşünün: Ağaç bir maddedir. O ağacı kesip işleyerek yaptığınız sıra ise bir cisimdir. Maddenin işlenmiş, belirli bir şekil almış haline cisim diyoruz. Sıra, masa, kitap, kalem — bunların hepsi cisimdir. Cisimler aynı zamanda kullanım amaçlarına göre eşya ya da alet olarak da adlandırılır. Bardak, tabak, buzdolabı birer eşyayken; pense, tornavida ve testere alet kategorisine girer. Bu ayrımı kavramak, madde konusunun geri kalanını anlamak için sağlam bir zemin kurar.
Maddenin Beş Duyu Organımızla Fark Edilen Özellikleri Nelerdir?
Fırından yeni çıkmış bir ekmek düşünün. Burnunuzla kokusunu alırsınız, elinizle dokunduğunuzda sıcaklığını ve sertliğini hissedersiniz, bir parça koparıp ağzınıza attığınızda tadını alırsınız, gözlerinizle rengini görürsünüz. Duyu organlarımız bize maddeler hakkında ilk ve en doğrudan bilgileri verir. Ama bu her zaman yeterli değildir — balonun içindeki gazın özelliklerini beş duyuyla tespit edemezsiniz. O noktada bilimsel yöntemlere ihtiyaç duyarsınız.
Maddeleri Niteleyen Temel Özellikler
Maddeleri birçok farklı özelliğe göre niteleriz. Bu özellikler, maddelerin doğasını ve kullanım alanlarını belirler. Başlıca niteleyici özellikler şunlardır:
- Saydam ve Opaklık
- Sertlik ve Yumuşaklık
- Parlaklık ve Matlık
- Esneklik ve Berk (Katılık)
- Suyu Çekme ve Çekmeme
- Suda Batma ve Yüzme
- Pürüzlü ve Pürüzsüzlük
- Renk ve Koku
Bu özellikler, fen bilimleri dersinde maddeleri sınıflandırmanın temelini oluşturur. Ayrıca, bu özellikler sayesinde maddelerin günlük hayatta nasıl kullanıldığını da anlayabiliriz.
Saydam ve Opak Maddeler
Su, cam ve hava gibi maddeler ışığı kolayca geçirir. Bu tür maddelere saydam maddeler deriz. Ancak, metal, tahta ve taş gibi maddeler ışığı geçirmez. Onlara da opak maddeler adını veririz. Saydam maddeler farklı renklerde olabilir; mesela renkli camlar buna iyi bir örnektir. Bu ayrım, ışık ve madde etkileşimini anlamak için önemlidir.
Sert ve Yumuşak Maddeler
Maddelerin bazıları sert, bazıları ise yumuşaktır. Tahtaya çakılan bir çivi çok serttir; ancak tahta, çiviye göre daha yumuşaktır. Bir başka örnek, tahtayı kesen testere demiri kesemez. O halde, demir tahtadan daha serttir. Taş parçasına parmağımızı bastırırsak şekli değişmez; oysa bir sünger parçasına bastırırsak şekli hemen değişir. Taş sert, sünger ise yumuşaktır. Bu nedenle, maddelerin sertlikleri farklılık gösterir. Sert plastikten yapılmış bir cetveli ısıtırsak yumuşar ve esnek bir hal alır. Bu durum, maddenin özelliklerinin değişebileceğini gösterir.
Parlak ve Mat Maddeler
Altın yüzükler, çelik tencereler ve gümüş tabaklar genellikle parlak yüzeylere sahiptir. Buna karşılık, araba lastiği, kömür, odun ve toprak gibi maddeler ise mat görünümlüdür. Maddelerin parlaklık veya matlık özelliği, ışığı yansıtma biçimleriyle ilgilidir.
Esnek ve Berk Maddeler
Sapan lastiği, mutfak süngeri ve ambalaj lastiği gibi maddeler esnek yapıdadır. Bu maddeler bükülebilir, sıkıştırılabilir ve eski haline geri dönebilirler. Öte yandan, kalem, tahta ve porselen tabak gibi maddeler ise berktir. Berk maddeler bükülemez ve kolayca şekil değiştirmezler. Bu özellik, madde ve özellikleri konusunun önemli bir parçasıdır.
Sağlam ve Kırılgan Maddeler
Cam, sert yapılı bir maddedir. Ancak camdan yapılmış bir bardağa çekiçle vurursak bardak kırılır. Demir levha ise çekiçle dövülerek kolayca şekillendirilebilir. Demir, camdan daha sert olmasa bile, camdan daha sağlamdır. Bu durum, sertlik ile sağlamlığın farklı kavramlar olduğunu gösterir. Dayanıklılık, maddenin aldığı darbelere karşı gösterdiği dirençle ilgilidir.
Suyu Çeken ve Suyu Çekmeyen Maddeler
Yağmur yağdığında bahçede fazla su birikmez. Çünkü toprak suyu çeker. Ancak, beton veya asfalt yollarda su birikir. Bunun nedeni, beton ve asfaltın suyu çekmemesidir. Yere su döküldüğünde, temizlemek için pamuklu kumaş kullanırız. Çünkü pamuklu kumaşın su çekme özelliği yüksektir. Yapısında naylon bulunan kumaşlar ise suyu çekmez. Bu sebeple şemsiye ve yağmurluk gibi eşyalar naylon kumaştan yapılır. Bu özellik, maddelerin günlük hayattaki kullanım alanlarını doğrudan etkiler.
Suda Batan ve Suda Batmayan (Yüzen) Maddeler
Bazı maddeler suda batar; bazıları ise batmaz ve su yüzeyinde yüzer. Maddelerin suda batması veya yüzmesi, onların büyüklüklerine bağlı değildir. Örneğin, taş ve madeni para suda batarken; yaprak, plastik top ve tahta gibi maddeler suda batmaz. Bu durum, maddelerin yoğunlukları ile ilgilidir. Yoğunluk, fen bilimleri derslerinde sıkça karşılaştığımız bir kavramdır.
Pürüzlü ve Pürüzsüz Maddeler
Maddelerin yüzeyleri farklılık gösterir. Bazı maddelerin yüzeyi pürüzlü iken, bazılarının yüzeyi pürüzsüzdür. Cam şişenin yüzeyi pürüzsüzdür. Ayakkabımızın altı ise pürüzlüdür. Ayakkabımızın altı da cam şişenin yüzeyi gibi pürüzsüz olsaydı, yürürken kayıp düşerdik. Yüzeyi pürüzlü bir ağaç parçasını rende, zımpara ve cila kullanarak pürüzsüz ve kaygan bir yüzeye dönüştürebiliriz. Bu işlemler, maddenin yüzey özelliklerini değiştirmemizi sağlar.
Renk ve Koku
Birçok maddenin kendine has bir rengi ve kokusu vardır. Örneğin, altın sarı, tuz ve şeker ise beyazdır. Kolonya, sarımsak ve soğanın belirgin bir kokusu bulunur. Ancak, tuz ve şekerin kokusu yoktur. Bazı maddelerin rengi zamanla değişebilir. Üzüm taze iken sarı iken, kuruyunca kahverengi bir hal alır. Bu da maddenin doğal değişim süreçlerini gösterir.
Mıknatıs Her Maddeyi Çeker mi?
Bir masanın üzerinde toplu iğne, çay kaşığı, silgi ve kurşun kalem olduğunu düşünelim. Bu eşyalara mıknatıs yaklaştırdığımızda, çay kaşığı ve toplu iğne mıknatıs tarafından çekilir. Ancak silgi ve kurşun kalem mıknatıs tarafından çekilmez. Bu durum, mıknatısın sadece demir, nikel ve kobalt gibi ferromanyetik maddeleri çektiğini gösterir. Bu bilgi, fen bilgisi derslerinde mıknatıslar konusunu aydınlatır.
Maddeleri Nitelemek Her Zaman Kolay mıdır?
Maddeleri nitelemek her zaman kolay olmayabilir. Çünkü duyu organlarımızla algılayamayacağımız maddeler de vardır. Örneğin, bir balon içerisine doldurduğumuz gazın özelliklerini beş duyu organımızla doğrudan tespit edemeyiz. Gazların özelliklerini anlamak için daha farklı bilimsel yöntemlere ihtiyaç duyarız. Bu da fen bilimleri alanındaki araştırmaların önemini vurgular.
Maddelerin Özellikleri ile Günlük Hayatta Kullanım Alanları Arasında İlişki Var mıdır?
Evet, her madde aynı özelliklere sahip değildir. Bu nedenle, günlük yaşamda kullandığımız eşya, alet ve makinelerin yapımında kullanılacak maddenin özelliği çok önemlidir. Örneğin, dayanıklı tüketim malları (buzdolabı, çamaşır makinesi) sert ve uzun süre deforme olmayan demirden yapılır. Havlu ve fanila gibi eşyalar pamuklu kumaştan yapılır; çünkü bu kumaşlar suyu çok iyi çeker. Evimizin veya okulumuzun pencerelerine cam takarız; çünkü cam ışığı geçirir. Bebeklerin biberonları plastikten yapılır; çünkü plastik kolayca kırılmaz. Bu örnekler, madde ve özellikleri bilgisinin pratik uygulamalarını gösterir.
Madde, Cisim, Malzeme ve Eşya Arasındaki İlişkiyi Anlayalım
Maddenin şekil almış haline cisim dendiğini daha önce öğrenmiştik. Örneğin, tencere çelikten yapılmış bir cisimdir. Yemek pişirmek için kullandığımız için de bir mutfak eşyasıdır. Tencerede pişireceğimiz pilav için gerekli malzemeler ise su, pirinç, tuz ve yağdır. Koltuk bir ev eşyasıdır. Ağaç, kumaş ve süngerden yapılır. Ağaç, kumaş ve sünger koltuk yapımında kullanılan malzemelerdir. Koltuk belli bir şekle sahip olduğu için cisimdir. Çekiç demirden yapılmıştır. Belli bir şekli olduğundan cisim, çivi çakmak amacıyla kullandığımızdan ise alettir. Bu kavramlar arasındaki ilişkiyi anlamak, fen bilimleri derslerinde çok önemlidir.
Kullandığımız alet ve eşyalar son şeklini alıncaya kadar bazı işlemlerden geçer. Buğday tarladan toplanır, değirmende un haline gelir. Un, fırında hamur haline getirilerek belli bir şekil verilir ve pişirilir; pişmiş hamur ekmek adını alır. Pamuk tarladan toplanır, fabrikada çeşitli işlemlerden geçirilerek iplik haline getirilir. İplik, dokuma tezgâhında dokunur ve kumaş adını alır. Kumaş belli şekillerde kesilir, dikilir ve elbise adını alır. Tüm bu süreçler, maddelerin nasıl işlenerek farklı cisimlere dönüştürüldüğünü gösterir. Daha fazla fen bilimleri konusu için buraya tıklayın.
Maddeler Doğada Kaç Halde Bulunur?
Bir buz parçasını elinize alıp sıkın veya bir çekiçle kırın. Buz sert bir yapıya sahip midir? Evet, buz sert yapılı, katı bir maddedir. Bir kabın içine bir miktar buz koyup ısıttığınızı düşünün. Buz erir mi? Evet, buz erir; yani katı halden, sıvı hale geçer. Kaba biraz daha ısı vermeye devam edip elinizi kabın üstüne tutarsanız eliniz nemlenir mi? Evet, eliniz nemlenir; elinizi nemlendiren suyun buhar halidir. Sonuç olarak, madde doğada katı, sıvı ve gaz olmak üzere üç halde bulunur. Bu üç hal, madde ve özellikleri konusunun temelini oluşturur.
Katı Maddelerin Özellikleri
Katı maddelerin yapıları serttir. Belli bir hacimleri ve şekilleri vardır. Değişik katıların sertlikleri aynı değildir. Örneğin, demir kaşık ile lastik topun sertlikleri farklıdır. Katılar sıkıştırıldığında hacimleri küçülmez. Bu da onların sabit bir yapıya sahip olduğunu gösterir. Taş, odun, buz gibi maddeler katılara örnektir.
Sıvı Maddelerin Özellikleri
Zeytinyağı, su, alkol ve benzin gibi maddeler sıvı maddelerdir. Sıvılar, katılar gibi sert yapılı değildir. Konuldukları kabın şeklini alırlar. Belirli bir şekilleri yoktur; ancak belirli bir hacimleri vardır. Sıvılar akışkan yapıdadır ve yer çekiminin etkisiyle aşağı doğru akarlar. İlkokul fen bilgisi etkinlikleri için sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
Gaz Maddelerin Özellikleri
Su buharı, benzin buharı ve hava gaz maddelere örnektir. Gaz maddeler bulunduğu kabın şeklini alır ve hacim olarak hepsini kaplar. Sıvı ve katı maddelerden daha hafiftirler. Gaz maddelerin belirli bir şekli ve hacmi yoktur. Ayrıca gazlar, çok küçük hacimlere sıkıştırılabilirler. Bu sıkıştırılabilirlik özelliği, gazları diğer hallerden ayıran önemli bir özelliktir. Örneğin, tüplerdeki gazlar bu özellik sayesinde depolanır.
Maddenin Ölçülebilen Özellikleri Nelerdir?
Maddenin ölçülebilen iki temel özelliği vardır: hacim ve kütle. Bu özellikler, maddeleri nicel olarak tanımlamamızı sağlar. Fen bilimleri derslerinde bu iki kavramın nasıl ölçüldüğünü ve hesaplandığını detaylıca öğreniriz.
Maddelerin Kütleleri Nasıl Ölçülür?
Katı maddelerin kütlelerini eşit kollu terazi kullanarak ölçeriz. Kütle, maddeyi niteleyen ölçülebilir bir özelliktir. Maddelerin kütlelerini kilogram (kg) veya gram (g) birimleri kullanarak ifade ederiz. Bilmelisiniz ki, 1 kg = 1000 g’dır. Sıvıların kütlelerini ölçmek içinse, katı maddeden yapılmış kaplar kullanmamız gerekir. Sıvıların kütlesi ölçülürken önce kabın kütlesini tartarız, sonra içine sıvı madde koyup tekrar tartarız. Son bulunan miktardan kabın kütlesini çıkararak, kabın içindeki sıvının kütlesini buluruz. Örneğin, bir kilogramlık süt şişesinin kabının kütlesi 100 gram ise, şişenin içindeki sütün kütlesini bulmak için 1000g – 100g = 900g işlemini yaparız. Gaz maddelerin kütlesini ölçmek biraz daha zordur. Bir voleybol topunu hava ile şişirmeden tartın. Bulduğunuz değeri not alın. Sonra topu şişirip tekrar tartın. Bulduğunuz fark, voleybol topunun içindeki havanın kütlesidir. Bu yöntem, gazların da kütlesi olduğunu kanıtlar. Tüm Fen Bilgisi Konuları için sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
Maddenin Hacmi Nasıl Ölçülür?
Her cismin uzayda kapladığı bir yer vardır. Örneğin, içi su dolu bir bardağın üzerine biraz daha su koyduğumuzda su taşar. Odun dolu bir sobaya, içindeki odunlar yanmadan tekrar odun koyamazsınız. Bu durum, cisimlerin yer kapladığını gösterir. Sıvıların hacimlerini dereceli silindir gibi özel araçlarla ölçeriz. Sıvıların hacimlerini litre (L) birimi ile ifade ederiz. Unutmayın ki, 1 litre (L) = 1000 mililitre (mL)’dir. Gazların hacimlerini de sıvılar gibi ölçeriz; ancak gazların hacimlerini ölçerken kapalı kaplar kullanırız. Düzgün geometrik şekli olan katıların hacimlerini hesaplayarak buluruz. Düzgün olmayan geometrik şekillerin hacimlerini ise sıvıların hacmi gibi, yani bir dereceli silindir yardımıyla su seviyesindeki yükselmeden tespit ederiz. Kitap dikdörtgenler prizması biçimindedir. Kitabın boy (uzunluk), en (genişlik) ve yükseklik (kalınlık) olmak üzere üç boyutu vardır. Bu üç boyutun uzunluğunu birbiriyle çarparak kitabın hacmini buluruz. Bu, performans görevi ve performans ödevi için önemli bir bilgidir.
İnsanlar İşleyerek Maddeyi Değiştirebilirler mi?
Şeftali, dalından koparılarak yiyebileceğimiz doğal bir meyvedir. Ancak şeftaliyi farklı şekillerde de tüketebiliriz. Şeftalileri toplayıp fabrikada sıkıp suyunu şişelere doldurarak tüketime sunarız. Bir şişe şeftali suyu, şeftalinin işlenmiş halidir. Şeftali reçeli ve marmeladı da şeftalinin işlenmiş halidir. Şeftali kurutulurken de bazı işlemlerden geçer. Şeftali nektarı adı altında satılan ise yapay meyve suyudur. Çünkü şeker, su ve şeftali aroması ile gıda boyaları kullanılarak elde edilir. Yemek yemek için kullandığımız çatal, bıçak, kaşık; yemek pişirmek için kullandığımız çelik tencere doğada hazır halde bulunmaz. Bunlar çeşitli madenlerin işlenmiş halidir. Çiçek, ağaç, taş, toprak, su, demir gibi maddeler doğada hazır halde bulunur. Doğada hazır halde bulunan maddelere doğal madde, doğal maddelerin işlenmesiyle elde edilen maddelere ise işlenmiş madde deriz. Ağaç kesildiğinde doğal bir maddedir; marangozda kapı veya pencereye dönüştürüldüğünde ise işlenmiş maddedir. Tahta, ağaçtan elde edilir. Tahta yerine kullanılan sunta ise tutkal ve odun talaşından elde edilen işlenmiş bir maddedir. İnekten sağılan süt doğal maddedir. Pastörize süt, peynir ve yoğurt ise sütün işlenmiş halidir. İplik, yünden veya pamuktan elde edilen bir üründür. İplik, kumaş üretiminde kullanılan bir malzemedir. Bu nedenle iplik ara üründür. Deri doğal madde, ayakkabı ise işlenmiş maddedir. Kaşık, soba, otomobil, mobilya, kalem, silgi, lastik gibi eşyalar doğal maddelerin işlenmesi sonucu elde edilen ürünlerdir. Bu dönüşüm süreçleri, fen bilimleri derslerinde endüstriyel süreçlerin temelini oluşturur.
Yapay Madde Nedir?
Evimiz ve okulumuz gündüzleri güneş ışığı ile aydınlanır. Güneş doğal bir ışık kaynağıdır. Geceleri evlerimizi aydınlatmak için kullandığımız lamba ve mum ise yapay ışık kaynaklarıdır. Besin maddesi olarak da kullandığımız birçok yapay madde bulunur. Örneğin, piyasada su, şeker ve gıda boyaları kullanılarak yapılmış meyve suları satılmaktadır. Bu tür meyve suları yapay maddelerdir. Ancak, doğal meyvelerden elde edilmiş meyve sularının dayanıklılığını artırmak için yapay madde eklense de, bu tür meyve sularına doğrudan yapay madde denmez. Soya fasulyesi kullanılarak yapılan kuşbaşı et ve kıyma lezzeti doğal olana yakın yapay maddelerdir. Mutfağımızda temizlik işlerinde kullandığımız mutfak süngerleri de yapay maddelere örnektir. Bu maddeler, teknolojinin ve bilimin birleşimiyle ortaya çıkar.
Doğa Olaylarının Madde Üzerine Etkileri Nelerdir?
Doğa olayları, birçok maddenin yapısında belirgin değişiklikler meydana getirir. Örneğin, peri bacaları sel sularının kayaçları uzun yıllar boyunca aşındırması sonucu oluşmuştur. Tarihi eserlerdeki yıpranma ve aşınmaların nedeni de yağmur, rüzgâr ve sel gibi doğa olaylarıdır. Aşırı sıcaklık farklılıklarının olduğu yerlerde, gündüz ısınıp genleşen kayalar geceleri soğuyunca büzülür ve çatlar. Şiddetli rüzgâr, taşıdığı kum ve toprak parçalarını kayalara çarparak aşındırır. Akarsular kayaların parçalanmalarına sebep olur. Sel ve erozyon, yeryüzünde yüzey şekillerinin değişme nedenlerindendir. Dalgalar da kıyıları aşındırır. Bu etkileşimler, fen bilimleri derslerinde jeolojik süreçleri anlamamızı sağlar.
Doğal Kaynaklar Kullanılırken Nelere Dikkat Edilmelidir?
İhtiyaçlarımızı karşılamak için doğal kaynakları kullanırız. Hava, su, toprak, madenler ve ormanlar doğal kaynaklardır. Günümüzde Dünya nüfusu hızla artmakta, bu artışa paralel olarak da doğal kaynaklar hızla tüketilmektedir. İnsanoğlu doğal kaynakları hızla tüketmenin yanı sıra, bilinçsiz davranışlarıyla mevcut kaynaklara da zarar vermektedir. Hava, toprak ve su kirlenmekte; orman yangınları nedeniyle her yıl binlerce ağaç yanmaktadır. Plastik, pil, deterjan, tarım ilaçları, metal kutular ve petrol atıkları doğada kalıcı kirliliğe neden olur. Fabrikaların ve evlerin bacalarından çıkan dumanlar, plansız kentleşme, nükleer santrallerden sızan radyoaktif maddeler ve taşıtların egzoz gazları hava kirliliğinin başlıca nedenlerindendir. Kirlenen hava, canlı yaşamını olumsuz yönde etkiler. Fabrika atıklarının, lağım sularının, organik maddelerin ve tarım ilaçlarının deniz ve akarsulara karışması su kirliliğinin nedenlerindendir. Su kirliliğini önlemek için fabrikalarda arıtma tesisleri kurulmalı, evlerimizin lağım suları arıtılmadan akarsulara verilmemeli ve hava kirliliği önlenmelidir. Günümüzde kullanılan enerji miktarı önemli ölçüde artmıştır. Enerji elde edilirken petrol, maden kömürü ve doğal gaz gibi kaynakların kullanımından kaçınmalıyız. Çünkü bu maddeler gün geçtikçe azalmaktadır. Su, petrol gibi enerji kaynaklarını, besinleri ve giysileri kullanırken tutumlu olmalıyız. Bilinçli tüketici, ülkesinin doğal kaynaklarına zarar vermeyen tüketicidir. Bilinçsizce tüketilen her madde bitki örtüsünü yok eder, doğadaki madde döngüsünde aksamalara neden olur. Fen bilimleri eğitimi, bu konularda bilinçlenmemizi sağlar.
Maddelerin Sıcaklığı Nasıl Ölçülür?
Radyo veya televizyonda verilen hava tahmin raporlarında kimi zaman şöyle bir cümle duyarız: “Yarın Trabzon’da hava sıcaklığı 18ºC olacak.” Hasta olduğumuz zamanlar, büyüklerimiz vücut sıcaklığımızı ölçerler. Sıcak yaz günlerinde, “Bu oda çok sıcak, pencereleri açalım.” deriz. Havanın, vücudumuzun ya da ortamın sıcaklığını ölçmek için termometre denilen araçları kullanırız. Sıcaklığı derece selsiyus cinsinden ifade ederiz ve “ºC” şeklinde gösteririz. Termometreler, suyun erime ve kaynama noktası esas alınarak yapılır. Bu araçlar, fen bilgisi derslerinde sıkça kullanılır.
Sıcak ve Soğuk Maddelerin Birbirine Temasları Sonucu Sıcaklıkları Değişir mi?
Masanın üzerinde duran bardağa elimizle dokunalım. Daha sonra bardağa bir miktar buz koyup bir süre bekleyelim. Bardağa tekrar dokunduğumuzda, bardağın öncekine göre daha soğuk olduğunu hissederiz. Çünkü bardak sıcak, buz soğuk olduğundan ikisi arasında ısı alışverişi olmuştur. Bu ısı alışverişi sırasında bardağın sıcaklığı azalmıştır.