250+ Doküman · Tamamı Ücretsiz
Bizi takip edin:
İndir

Türkçe Yemek Duası – İbrahim Sevindik Şiiri

1 Temmuz 2026 Fizik Konu Anlatımları

İbrahim Sevindik’in kaleme aldığı “Türkçe Yemek Duası,” geleneksel sofra duası biçimini kullanarak vatan sevgisini, doğaya duyulan saygıyı ve şükran duygusunu tek bir şiirde birleştiriyor. Munzur Çayı’ndan Kaz Dağları’na, köy hayatından Atatürk’e uzanan geniş bir duygu haritası çizen şiir, son dizelerinde son derece kişisel ve sıcak bir adanmışlıkla noktalanıyor.

İşte o şiirin tam metni:

TÜRKÇE YEMEK DUASI

Tanrımıza hamdolsun.

Milletimiz var olsun.

Atatürk’ün yaktığı o büyük ışık tüm ülkemizi aydınlatsın.

Herkes yeşil doğayı korusun.

Ormanları yakanların Allah belasını versin.

Hiç kimse köyünü unutmasın.

Herkes evinin önüne bir tane ağaç diksin.

Türkiye’nin dağları tekrar yeşermeye başlasın.

Munzur Çayı her zaman özgür aksın.

Kaz Dağları’ndaki çiçekler hiç solmasın.

Evimizin her tarafı bağ bahçe olsun.

Eğer cennet denen bir yer varsa Allah bizi ya Atatürk’e ya da Edison’a komşu yapsın.

Yüce Tanrı’yla aramıza hiç kimse girmesin.

Dünyada herkes kardeşçe yaşasın.

Allah Halil amcaya rahmet eylesin.

Halil amcanın yemeği hepinize afiyet olsun.

İBRAHİM SEVİNDİK


Editörden:

“Türkçe Yemek Duası,” biçim olarak Anadolu’nun sözlü sofra duası geleneğine sadık kalırken, içerik olarak bu geleneği beklenmedik bir yöne taşıyor. Şiir boyunca tekrarlanan dilek kipi (“olsun,” “versin,” “diksin,” “aksın,” “solmasın”) klasik dua ritmini kuruyor; ama şiirin çağırdığı şey yalnızca ilahi bir bereket değil, aynı zamanda ulusal bir hafıza, ekolojik bir vicdan ve yerel bir aidiyet duygusu.

Bu üç katmanın iç içe geçmesi metnin en dikkat çekici yönü. Dini şükran, laik-milliyetçi bir duyguyla; çevre bilinci ise somut coğrafi göndermelerle buluşuyor. Munzur Çayı ve Kaz Dağları, son yıllarda Türkiye’de doğa mücadelesinin sembolü haline gelmiş iki bölge olarak şiire güncel bir zemin kazandırıyor. Atatürk ile Edison’u aynı dizede “öbür dünya komşusu” olarak anmak da şiire kendine özgü bir ton veriyor: akla, ilerlemeye ve icada duyulan saygıyı dini bir çerçeve içinde ifade ediyor. Fakat ben Edison yerine Tesla‘yı kullanmasını beklerdim.

Şiirin asıl duygusal ağırlık merkezi son dizelerde ortaya çıkıyor: geniş, evrensel dileklerden aniden somut ve kişisel bir ana geçiliyor. Bu geçiş metne bir hikâye bağlamı kazandırıyor. Şiirin, belirli bir sofrada, o sofrayı hazırlayan gerçek bir insan için, anın sıcaklığıyla söylenmiş bir dua olduğunu hissettiriyor. Böylece “Türkçe Yemek Duası,” soyut bir iyi dilek listesi olmaktan çıkıp gerçek bir insana adanmış samimi bir ana dönüşüyor.


Yazarın diğer eserlerine ulaşmak için aşağıdaki bağlantıları takip ediniz:

Benim Köyüm Şiiri: İbrahim Sevindik’in Duygu Yüklü Eseri

ATATÜRK SEVGİSİ ŞİİRİ – İbrahim Sevindik

Kemal’im Şiiri – İbrahim Sevindik

Aziz’im Şiiri – İbrahim Sevindik

Munzur Dağlarında Gülabioğulları – İbrahim Sevindik

Yorum bırak