Kemal’im Şiiri – İbrahim Sevindik

İbrahim Sevindik’in kaleme aldığı Kemal’im Şiiri – İbrahim Sevindik, günümüz Türkiye’sindeki değişimi ve Atatürk ilkelerine olan derin özlemi çarpıcı bir dille aktarıyor. Bu eser, sadece bir şiir değil, aynı zamanda toplumsal bir çağrı ve bir vicdan muhasebesi sunuyor.
KEMAL’İM
Ülkemdeki insanları hayretle izledim
Şöyle etrafıma baktım, şaştım, tanıyamadım
Kara sakal, yeşil cübbe, başta sarık, alışamadım
Gel Kemal`im gel ülken arıyor seni
Bana öğretilen din; gönüldedir, haldedir
İnsan ayırmamalı, her yaratılan kardeştir
Şimdi bu benlik neden, acep bilmem ne iştir
Gel Kemal`im gel ülken arıyor seni
Dört kitabı bir tutmayan İslam olamaz
Kul hakkıyla yola çıkan menzile varamaz
Cahil hoca emri ile hedef vurulmaz
Gel Kemal`im gel ülken arıyor seni
Yüce Tanrım akıl vermiş, fikir vermiş, yön vermiş
Al yüce kitabını oku diye göz vermiş
Kara cahil bu günlerde diken gibi boy vermiş
Gel Kemal`im gel ülken arıyor seni
Yeşil bayrak açmışlar kurtardığın vatanda
Küfrettiler adına toplanıp meydanlarda
Ölmeye hazırız biz bu vatan toprağında
Gel Kemal`im gel ülken arıyor seni
Övmek yerine bir gün anlasaydık biz seni
Bin Kemal doğardı, aratmazdık hiç seni
Yarın haykıracak elbet şu gençliğin gür sesi
Gel Kemal`im gel ülken arıyor seni
İBRAHİM SEVİNDİK
İbrahim Sevindik’in Kemal’im şiiri: çağdaş bir özlemin dile gelişi
İbrahim Sevindik, “Kemal’im” adlı şiirinde modern Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı bazı toplumsal değişimleri ve bu değişimlerin yarattığı düş kırıklığını dile getiriyor. Şair, ülkesindeki insanları gözlemlediğini ve tanıyamadığını ifade ediyor, çünkü geleneksel değerlerin ve kılık kıyafetlerin ötesinde bir dönüşüm seziyor. Bu durum, şiire başlangıcından itibaren derin bir sorgulama ve yabancılaşma hissi katıyor. Şair, ayrıca, özlemini duyduğu Atatürk Türkiye’sinin ruhunu arıyor ve bu arayışını her kıtanın sonunda “Gel Kemal’im gel ülken arıyor seni” dizesiyle pekiştiriyor.
Şiirde din anlayışına dair önemli eleştiriler de bulunuyor. Şair, kendisine öğretilen dinin gönülde, hoşgörüde ve insan kardeşliğinde olduğunu vurguluyor, ancak güncel pratiklerde gördüğü ayrımcılığa ve benlik çatışmalarına anlam veremiyor. O, dinin özünü insan sevgisinde ve birleştiriciliğinde görüyor, fakat bugünkü ayrışmaları endişeyle karşılıyor. İbrahim Sevindik, gerçek İslam anlayışının temelini de açıklıyor; dört kitabı bir tutmayan, kul hakkıyla yola çıkan kişilerin asla gerçek hedeflerine ulaşamayacağını güçlü bir şekilde ifade ediyor. Aynı zamanda cahil hocaların yönlendirdiği toplumsal hareketlerin yıkıcı sonuçlarını da işaret ediyor. Bu noktada, bireyin kendi aklını kullanması ve bilgiye yönelmesi gerektiğini savunan Atatürkçü düşünceyle büyük bir paralellik yakalıyoruz. Mustafa Kemal Gibi Düşünmek adlı yazımızda da benzer konuları detaylıca ele alıyoruz; okuyucularımız bu derinlemesine düşünce yapısını daha iyi anlamak için bu kaynağa başvurabilirler.
Şairin dördüncü kıtadaki “Yüce Tanrım akıl vermiş, fikir vermiş, yön vermiş / Al yüce kitabını oku diye göz vermiş” dizeleri, aydınlanma ve bilime verdiği önemi gösteriyor. Ne var ki, günümüzde bu değerlerin göz ardı edildiğini ve “kara cahilin diken gibi boy verdiğini” görüyor. Bu gözlem, cehaletin toplumsal ilerlemeyi nasıl sekteye uğrattığını ve ülkenin geleceği için ciddi bir tehdit oluşturduğunu açıkça belirtiyor. Sevindik, okumanın ve anlamanın önemini vurgulayarak, bireyin kendi düşüncesini geliştirmesi gerektiğini işaret ediyor. Bu vurgu, Atatürk’ün akıl ve bilimi rehber edinme ilkesiyle birebir örtüşüyor.
Kemal’im Şiiri – İbrahim Sevindik: Atatürk’ün Mirası ve Gelecek Nesiller
Şiirin sonraki kısımları, ülkenin içinde bulunduğu duruma dair daha da keskin eleştiriler içeriyor. Şair, Atatürk’ün kurtardığı vatanda “yeşil bayrak açanları” ve onun adını meydanlarda “küfredenleri” şaşkınlıkla izlediğini dile getiriyor. Bu ifadeler, milli değerlere ve kurucu liderin mirasına yönelik bazı kesimlerin sergilediği olumsuz tutumu eleştiriyor. İbrahim Sevindik, vatan toprağında ölmeye hazır olduğunu belirtse de, bu durumun yarattığı tezatlığı ve üzüntüyü de saklamıyor. Nitekim, şiirin en vurucu mesajı son kıtada ortaya çıkıyor: “Övmek yerine bir gün anlasaydık biz seni / Bin Kemal doğardı, aratmazdık hiç seni.” Bu dizeler, Atatürk’ü sadece bir lider olarak övmenin değil, onun düşünce ve ilkelerini gerçekten anlamanın ve içselleştirmenin önemini vurguluyor. Ancak o zaman, şairin inancına göre, toplumda yeni “Kemaller” doğacak ve ülkenin aydınlık geleceği güvence altına alınacaktır. Şairin bir diğer eseri olan Atatürk Sevgisi Şiiri – İbrahim Sevindik de, aynı duyarlılıkları ve Atatürk’e olan bağlılığını farklı bir açıdan ele alıyor ve okuyucularımıza aynı şairin farklı bakış açılarını sunuyor.
İbrahim Sevindik, şiirini umutlu bir çağrıyla sonlandırıyor. “Yarın haykıracak elbet şu gençliğin gür sesi / Gel Kemal’im gel ülken arıyor seni” dizeleri, gelecek nesillerin bu durumu fark edeceğine ve Atatürk’ün ruhunu yeniden sahipleneceğine olan inancını gösteriyor. Bu inanç, şiire karanlık temasına rağmen bir ışık ve geleceğe dair bir umut aşılıyor. Şair, gençliğin uyanışıyla birlikte ülkenin yeniden Atatürk’ün gösterdiği çağdaş ve aydınlık yola döneceğini hayal ediyor. Dolayısıyla, “Kemal’im” sadece bir yakınma değil, aynı zamanda bir direnişin ve geleceğe yönelik bir çağrının şiiri olarak karşımıza çıkıyor. Her okuyucu, bu dizelerde kendi iç sesini ve ülkesine dair hislerini bulabilir. Bu şiir, bizlere geçmişle yüzleşme ve geleceği inşa etme sorumluluğunu hatırlatıyor.
Sevgili Şairimiz İbrahim Sevindik, Aziz Ağa’dan aldığı kahramanlık ruhunu Atatürk’e duyduğu o hayranlıkla birleştirir. Zaten tüm edebiyat çevreleri ve okuyucular onun bu asil duruşunu ailesinden gelen o kahramanlık mirasına bağlarlar. Aziz Ağa’nın torunu olmanın verdiği sorumlulukla sürekli vatan sevgisi olan konuları işler. İşte bu “Kemal’im” şiiri de tam bunu gösteriyor. Bir yanında Aziz Ağa’dan aldığı bu kültürel mirası diğer yanında Atatürk’e duyduğu o fikirsel mirası taşıyan çok değerli bir şairdir. Tüm okuyucular onun için Aziz Ağa’nın asaleti ve cesareti tam onun kalemine yansımış diyorlar. Gerçekten de onun için Atatürk, Aziz Ağa’dan aldığı o kahramanlık bayrağının en yüksek zirvesidir. Erzincan Ekinci köyünden selamlar. (Muammer ERAY-Emekli İş Bankası Müdürü)👍🏻
Sayın İbrahim Bey’in bu şiiri sadece bir çağrı değil, aynı zamanda ülkenin içinde bulunduğu durumdan çıkış için Atatürk’ün o devrimci fikirlerini de çok net bir şekilde belirtiyor. Şiirin herkesin tam anlayabileceği çok sert bir üslubu vardır. Gerçekten de helal olsun değerli şairimize. Yazarı ayakta alkışlıyorum. Tebrikler.👍🏻
Sevgili arkadaşlar, Aziz Ağa gibi bir kahramanın soyundan gelen İbrahim Sevindik’in, bu vatanın en büyük kahramanı olan Atatürk’e “Kemalim” diye seslenmesi tesadüf değildir. Ancak o ünlü kahramanın torunu, milleti esaretten kurtaran böyle büyük bir lideri tam anlar. İşte bu şiirin “Türkiye’de En Güzel Atatürk Şiiri” kabul edilmesi, İbrahim Sevindik’in içindeki o samimi ve kahramanlık duygusundandır. Helal olsun değerli şairimize. Çok teşekkürler.
Sayın Sevindik, inanın yıllarca düşünüpte bir türlü cesaret edip dizelere dökemediğimiz içimizden geçen gerçek duygularımızı siz bu “Kemal’im” şiirinizle çok cesurca dile getirmişsiniz. Gerçekten de bu güzel şiirinizle hepimizin duygularına tam tercüman oldunuz. Ellerinize ve yüreğinize sağlık.
Sevgili İbrahim beyin bu güzel eserini bizlerle paylaştığınız için çok teşekkürler. Efsane Kahraman Aziz Ağa’nın torununa da böyle güzel şiir yazmak yakışır. Tebrikler. Yazanın yüreğine paylaşanın ellerine sağlık çok teşekkürler.
Tam da yaşadığımız şu zor dönemi anlatan çok muhteşem bir şiir. Değerli şairimizin yüreğine sağlık. Çok teşekkürler.
Sayın Sevindik, Atatürk’e çok muhteşem bir şiir yazmışsınız. İnsan okurken çok etkileniyor. Gerçekten de Atatürk’ü çok arıyoruz. Hem de şu zor günlerde ne kadar da çok arıyoruz. Ellerinize ve kaleminize sağlık değerli üstadım. Varol.
Sevgili İbrahim Bey, Atatürk’e çok muhteşem bir şiir yazmışsınız. Gerçekten de okurken çok duygulandım beni bayağı etkiledi.. Biz hepimiz KEMALİZ, hepimiz ATATÜRKÜZ ve bu ülke her zaman ATATÜRK TÜRKİYESİ olarak ilelebet var olacaktır. Bu gerçeği hiçbir güç değiştiremeyecektir sevgili şairim. “Gel Kemal’im gel ülken arıyor seni” diyen o güçlü yüreğini öpüyorum.” Sevgilerimle selamlar.