Orhun Yazıtları, Orhun Abideleri Performans Ödevi
Bir millet, yüzyıllar öncesini taşa kazımak isteseydi ne yazardı? Göktürk devlet adamları bu soruyu 8. yüzyılda yanıtladı ve o yanıt bugün hâlâ ayakta duruyor. Orhun yazıtları performans ödevi hazırlayanlar için bu sayfada abidelerin hikâyesini, alfabesini ve keşif sürecini derledik.
Orhun Yazıtları Nedir? Performans Görevi Özeti
Orhun Yazıtları, “Türk” adının geçtiği ilk Türkçe yazılı metinlerdir. Tarihçiler bu yüzden bu eserleri Türk tarihinin başlangıç noktası olarak kabul eder. Bunlar sıradan kitabeler değildir; hakanlar bu taşlarda millete hesap verir, başarılarını anlatır, hatalarını itiraf eder. Devletin millete, milletin devlete karşılıklı sorumluluklarını belgeleyen bu yazıtlar, Türk nizamının en kalıcı tanığıdır. Ayrıca Türk askerlik anlayışını ve millî gururu da gözler önüne serer.
Prof. Dr. Muharrem Ergin, Orhun Abidelerini “Türk edebiyatının ilk şaheseri” olarak tanımlar. İnsanlık tarihinin en anlamlı mezar taşları olarak nitelendirilen bu eserleri, Orhun yazıtları performans ödevi kapsamında aşağıda adım adım inceleyebilirsiniz.
Orhun Yazıtları ve Tarihi Süreç: Sosyal Bilgiler Dersi İçin Notlar
Orhun Abideleri, Göktürk devrinden günümüze miras kalmıştır. Göktürkler, 6. ve 8. asırlar arasında Asya’daki Türk İmparatorluğu’nu yönetti. Bumın Kağan, 552 yılında Avar idaresine son verdi ve Göktürk hanedanı devrini başlattı. Ancak Bumın Kağan kurduğu yıl içinde vefat edince, oğulları kağanlığı devraldı. Tarih, yalnızca Orhun Yazıtları ile sınırlı değildir. Sosyal Bilgiler ve Tarih İçin Lozan Barış Antlaşması gibi konuları incelemek de önemlidir.
Mukan Kağan döneminde devlet Mançurya’dan İran’a uzanan geniş bir coğrafyaya hâkim oldu. Ancak güçlü kağanların ardından gelen istikrarsızlık, 630’da Çin hâkimiyetine yol açtı. Kutluğ Kağan bu esareti bitirdi; 680-682 yılları arasında devleti yeniden ayağa kaldırdı. Ayrıca İltiriş Kağan ve kardeşi Kapgan Kağan da bu toparlanmayı sürdürerek devleti eski gücüne kavuşturdu.
Orhun Yazıtları Performans Ödevi İçin Abideleri Tanıyalım
1. Kül Tigin Abidesi
Bu abide, Bilge Kağan’ın kardeşi Kül Tigin’in anısına 732 yılında diktirilmiştir. Bilge Kağan bu eserin yapımına bizzat nezaret etmiştir. Abide, kaplumbağa şeklindeki bir kaideye oturtulmuştur ve yüksekliği 3,75 metredir. Doğu cephesinde kağanın işareti yer alır; batı cephesi Çince bir kitabe ile kaplıdır. Diğer cepheler ise Türkçe kitabelerle doludur. Yazıcılar satırları yukarıdan aşağıya yazmış ve sağdan sola doğru istif etmiştir.
2. Bilge Kağan Abidesi
Kül Tigin abidesinden yaklaşık bir kilometre uzakta yer alır. Şekli ve yapısı diğerine benzer; birkaç santim daha yüksektir. Bilge Kağan 734’te vefat edince, oğlu bu abideyi 735’te diktirmiştir. Günümüzde devrik ve parçalanmış durumdadır; tahribat oldukça fazladır. Bu abideyi de Kül Tigin’in yeğeni Yollug Tigin yazmıştır.
3. Tonyukuk Abidesi
Diğer iki abidenin doğusunda yer alır ve dikili iki taştan oluşur. Yazıları diğerleri kadar düzgün değildir; çünkü Tonyukuk, büyük bir Türk devlet adamı olarak bu abidesini yaşarken kendisi diktirmiştir.
Orhun Yazısının Kökeni ve Alfabesi
Türkler tarih boyunca Göktürk, Uygur, Arap ve Latin alfabelerini kullanmıştır. Türk yazı dilinin başlangıcında atalarımız Orhun yazısını tercih etmiş, ardından Uygur yazısına geçilmiştir. Orhun yazısının kökeni konusunda tarihçiler farklı görüşler sunar. Bazıları Arami veya Soğd kökenli olduğunu söylerken, birçok araştırmacı bunun bir Türk icadı olduğunu savunur.
Harflerin şekilleri Türk kültürünü yansıtır:
- “Ok” okunan harf, bir oka benzer.
- “Y” okunan harf, yaya benzer.
- “S” okunan harf, süngüye benzer.
- “B” okunan harf, eve (eb) benzer.
Yazıcılar harfleri keskin düz çizgilerle çizer ve birbirine bitiştirmez.
Orhun Yazısının İmlası ve Performans Görevi İpuçları
- Yazım Yönü: Katipler yazıyı sağdan sola veya yukarıdan aşağıya yazar.
- Ayraçlar: Kelimeleri ayırmak için iki nokta kullanırlar.
- Harf Sayısı: Alfabede 38 harf bulunur (4 ünlü, 34 ünsüz).
- Ünlü Uyumu: Ünsüzler, yanındaki ünlünün kalın veya ince olmasına göre değişir.
Orhun Yazıtlarının Keşfi
Orhun Abidelerinin keşfi, tarih dünyası için büyük bir dönüm noktası oldu. Çin kaynakları bu abidelerden bahsetse de eserler 18. ve 19. asırlara kadar gizli kaldı.
- İlk Tespit: 1721’de Daniel Gottlieb Messerschmidt ve Philipp Johan von Tabbert (Strahlenberg) bu yazıyı tespit etti.
- Bilimsel Yayın: İsveçli subay Strahlenberg, araştırmalarını yayımladı.
- Büyük Keşif: 1889’da Rus bilgini Nikolay Yadrintsev, Orhun kitabelerini buldu.
- Şifrenin Çözülmesi: Danimarkalı dilbilimci Vilhelm Thomsen, 1893’te Orhun yazısını çözdü. Thomsen; ilk olarak tengri, Türk ve Kül Tigin kelimelerini okudu.
Günümüzde Orhun kitabeleri üzerine yapılan araştırmalar dev bir külliyat oluşturur. Prof. Dr. Muharrem Ergin’in “Orhun Abideleri” kitabı, bu konuda en güvenilir kaynaklardan biridir. Ergin, kitabında metinleri karşılaştırır ve kelime kelime tercüme sunar. Orhun Abidelerini okumak ve anlamak, tarihimize sahip çıkmak isteyen herkesin görevidir. Cumhuriyet şiirleri gibi edebi eserler de milletin duygularını aktarır.

Ödevim için çok faydalı bir kaynak oldu, teşekkürler.